NakışPSİKOLOJİ
Ana sayfaya dön
← Yazılara dön

Özürden sonra da kırgın olabilirsin

“Özür dilerim.” ve “Sorun değil…” diyen iki karakter; kırgınlığın sürdüğünü anlatan görsel metafor.
Ama canın hâlâ yanıyor olabilir. Birinin özür dilemesi, hemen iyi hissetmen gerektiği anlamına gelmez.
Özrün yanında bir şeylerin değişmesine de ihtiyaç duyabilirsin. Seni inciten davranışın durması gibi.
Özür dilediğini duyuyorum. Ama hâlâ kırgınım. Biraz zamana ihtiyacım var.
Birini anlamaya çalışırken kendi kırgınlığını yok saymak zorunda değilsin. Senin nasıl hissettiğin de önemli.
1 / 5

Bazen biri özür dilediğinde, içinde hâlâ kırgınlık olsa da “Sorun değil.” diyebilirsin. Konu uzamasın, karşındaki üzülmesin ya da aranız bozulmasın isteyebilirsin. Ama konuşmanın bitmesi, senin için yaşananların da geride kaldığı anlamına gelmeyebilir.

Söylediğinle hissettiğin farklı olabilir

O an “Sorun değil.” demek sana en kolay cevap gibi gelmiş olabilir. Belki ne hissettiğini henüz anlayamadın, belki de konuşmayı sürdürmeye hazır değildin. Sonradan kırgınlığının devam ettiğini fark ettiğinde kendine kızman gerekmiyor. İstersen konuşmaya yeniden dönüp “O an sorun değil dedim ama düşündükçe hâlâ kırgın olduğumu fark ettim.” diyebilirsin.

Özür bir başlangıç olabilir

Bir özür senin için değerli olabilir. Yine de neye kırıldığının anlaşılmasına ve yaşananların sende bıraktığı etkinin dinlenmesine ihtiyaç duyabilirsin. Özrü önemsemekle hâlâ üzgün olmak aynı anda mümkün. Hemen rahatlamamış olman, karşındakinin çabasını görmediğin anlamına gelmez.

Güvenmek için davranışlara da bakabilirsin

Seni inciten davranışın tekrarlanmaması için gösterilen çaba da önemli olabilir. Örneğin özel bir konunun başkalarıyla paylaşılmasına kırıldıysan, özrün yanında bundan sonra mahremiyetine özen gösterilmesini isteyebilirsin. Yeniden güvenmeye hazır olup olmadığını anlamak için zamana ve tutarlı davranışlar görmeye ihtiyaç duyabilirsin.

Kendi cümlene yer açabilirsin

“Özür dilemen benim için önemli ama hâlâ kırgınım. Biraz zamana ihtiyacım var.” Böyle bir cümleyle hem duyduğun özre hem de kendi duyguna yer verebilirsin. İstersen ihtiyacını daha somut söyleyebilirsin: “Benimle ilgili özel bir şeyi paylaşmadan önce bana sormanı istiyorum.” Konuşmaya hazır değilsen cevabını hemen vermek zorunda değilsin.

Şu an neye ihtiyacın var?

Kendine üç küçük soru sorabilirsin: “Beni en çok ne incitti?”, “Şu an ne hissediyorum?” ve “Bundan sonra neye ihtiyacım var?” Belki dinlenmeye, biraz mesafeye ya da aynı davranışın değiştiğini görmeye ihtiyacın var. Cevabını hemen bulman veya biriyle paylaşman gerekmiyor. Önce kendini duymak için durabilirsin.

Kırgınlığının da dinlenmeye hakkı var

Birini anlamaya çalışırken kendini de duyabilirsin. Özrü duymak, affetmek ve yeniden yakın hissetmek aynı anda gerçekleşmek zorunda değil. İlişkinin nasıl devam etmesini istediğine karar verirken kendi hızına, ihtiyaçlarına ve sınırlarına da yer verebilirsin.

Birini anlamaya çalışırken kendi kırgınlığımı yok saymak zorunda değilim.

Bu metin genel düşünme ve bilgilendirme amacı taşır; kişisel değerlendirme veya terapi yerine geçmez.

Ana sayfaya dön