NakışPSİKOLOJİ
Ana sayfaya dön
← Yazılara dön

Üzüntün önemsiz değil

“Buna da üzülünmez.” Karşılıklı oturan iki çöp adamdan biri üzgünken diğeri konuşuyor.
Canın sıkkınken bunu duymak, kendini anlaşılmamış hissettirebilir.
Bir de “Abartıyor muyum?” diye kendini sorgulamaya başlayabilirsin.
Ama başkasına küçük görünen bir şey, senin için önemli olabilir.
Birinin neden üzüldüğünü anlamaması, üzüntünü önemsiz yapmaz.
1 / 5

Bazen canını sıkan şeyi anlatırken “Buna da üzülünmez.” cevabını duyarsın. Oysa sen belki yalnızca dinlenmek, neden kırıldığının anlaşılmasını istersin.

Aynı olay, farklı anlamlar

Bir olayın sende uyandırdığı duygu; yaşadıklarınla, beklentilerinle ve o an neye ihtiyaç duyduğunla ilişkili olabilir. Bu yüzden aynı durum, iki insan için aynı anlama gelmeyebilir. Bir başkasının kolayca geçiştirdiği bir söz ya da davranış, senin için önemli bir yere dokunmuş olabilir.

Anlaşılmadığında kendini sorgulayabilirsin

Karşındaki kişi seni rahatlatmak istemiş olsa bile söylediği söz, kendini yalnız ya da anlaşılmamış hissetmene yol açabilir. Üzüntünü anlatmaya çalışırken bir de “Acaba abartıyor muyum?” diye düşünmeye başlayabilirsin. Böylece yaşadığın kırgınlığın yanına, hissettiklerinden şüphe duymak da eklenebilir.

Üzüntünün anlaşılmaya değer bir yanı var

Ama bir başkasının aynı durumda üzülmeyecek olması, senin üzüntünü geçersiz kılmaz. Bir olayın senin için ne anlama geldiğini anlamak, onu yalnızca dışarıdan nasıl göründüğüne göre değerlendirmekten daha fazlasını gerektirir. Beklentilerine, yaşadıklarına ve ihtiyaçlarına da yer açıldığında, neden kırıldığını anlatmak için daha fazla alan bulabilirsin.

Birinin neden üzüldüğünü anlamaması, üzüntünü önemsiz yapmaz.

Bu metin genel düşünme ve bilgilendirme amacı taşır; kişisel değerlendirme veya terapi yerine geçmez.

Ana sayfaya dön