Sana anlatacaktım ama…
Bazen anlatacak çok şeyin vardır ama karşındaki kişinin de zorlandığını bildiğin için susarsın. “Bir de benimle uğraşmasın.” diye düşünürsün. Onu gözetirken kendi anlatma ihtiyacını da fark edebilirsin.
Onun adına karar vermeden sorabilirsin
Karşındaki kişinin zorlandığını bilmek, o anda seni dinleyip dinleyemeyeceğini kesin olarak bilmek anlamına gelmez. Onun adına karar vermeden, konuşmaya uygun olup olmadığını sorabilirsin: “Bir şey anlatmak istiyorum. Şu an konuşabilir miyiz?” Böylece hem kendi ihtiyacını söylemiş hem de onun uygunluğunu gözetmiş olursun.
Şu an uygun olmaması, anlatacaklarını önemsiz yapmaz
Her zaman o an konuşmaya uygun olmayabilir. Yorgun olabilir, bir işle ilgileniyor olabilir ya da dinlemek için zamana ihtiyaç duyabilir. Bu, anlatacaklarının önemsiz olduğu anlamına gelmez. İkinize de uygun başka bir zaman bulmayı önerebilirsin: “Ne zaman konuşmamız uygun olur?”
Nereden başlayacağını bilmiyor olabilirsin
Konuşmaya başladığında her şeyi sıraya koymuş olman gerekmez. Bazen ilk cümle yalnızca şudur: “Nereden başlayacağımı bilmiyorum.” İstersen en çok aklında kalan yerden ya da o gün nasıl hissettiğinden başlayabilirsin. “Aslında bugün çok yalnız hissettim.” demek de bir başlangıç olabilir.
Nasıl dinlenmek istediğini söyleyebilirsin
Biraz karışık anlatabilir, durup düşünebilir veya bir noktaya geri dönebilirsin. Her şeyi tek konuşmada anlatmak zorunda değilsin. O an çözüm aramıyorsan “Şimdilik yalnızca dinlemen iyi gelir.” diyebilirsin. Konuşmanın nasıl ilerleyeceğini birlikte bulabilirsiniz.
Bu metin genel düşünme ve bilgilendirme amacı taşır; kişisel değerlendirme veya terapi yerine geçmez.





