Gülmüş olman, kırılmadığın anlamına gelmez
Bazen bir şakaya gülersin ama söylenen söz seni kırar. O anda ne diyeceğini bilememiş ya da ortamın gerilmesini istememiş olabilirsin. Gülmüş olman, sonradan rahatsızlığını dile getirmene engel değil.
O anda söyleyememiş olabilirsin
Bir sözün seni nasıl etkilediğini anlamak veya bunu anlatacak cümleyi bulmak zaman alabilir. “Ben de güldüm, artık bir şey diyemem.” diye düşünebilirsin. Oysa o an verdiğin tepki, bugün ne hissettiğini konuşmana engel değil. “O gün ben de güldüm ama söylediğin şeye kırıldım. O anda nasıl söyleyeceğimi bilemedim.” diye başlayabilirsin.
Davranışı ve isteğini açıkça söylemek
Sağlıklı sınır koymak, seni neyin rahatsız ettiğini ve ne istediğini açıkça ifade etmeyi içerir. Karşındakini bütünüyle suçlamak yerine belirli bir davranışı konuşabilirsin: “O konuda şaka yaptığında kırılıyorum. Bir daha yapmanı istemiyorum.” Niyetinin ne olduğunu tahmin etmek ya da bütün geçmişi anlatmak yerine, konuşmak istediğin davranışa odaklanabilirsin.
İlişkiyi gözetirken kendini küçültmemek
Bunu söylerken hem kendi duygunu hem de karşındakini gözetebilirsin. Kendini duyurmak için sertleşmen gerekmediği gibi, onu üzmemek için rahatsızlığını küçültmen de gerekmiyor. Konuşurken heyecanlanman, sesinin titremesi veya cümlelerini toparlamak için durman söylediklerini geçersiz kılmaz. İstersen önce ne söylemek istediğini kendin için yazabilirsin.
Davranış devam ederse
Sınırını açıkça söylemen, karşındakinin mutlaka anlayacağı veya davranışını değiştireceği anlamına gelmez. Davranış sürerse konuşmayı sonlandırmak ya da o ortamdan uzaklaşmak gibi kendi yapabileceklerine karar verebilirsin. “Bu konuda şaka devam ederse bu konuşmada kalmayacağım.” diyebilirsin. Burada amaç karşındakini cezalandırmak değil, kendini nasıl gözeteceğini belirlemektir. Kendini güvende hissetmediğin bir durumda yüzleşmek zorunda değilsin; önce güvenliğini ve destek alabileceğin kişileri düşünebilirsin.
Bu metin genel düşünme ve bilgilendirme amacı taşır; kişisel değerlendirme veya terapi yerine geçmez.




