Şefkat, başardıklarının ödülü olmak zorunda değil
Bazen başkalarına göstermediğin sertliği kendine gösterebilirsin. Sevdiğin biri yorulduğunda yanında olmak için ondan bir başarı beklemezsin. Ama söz konusu sen olduğunda, aynı yakınlığı kendine göstermeden önce bir şeyleri başarman gerektiğini düşünebilirsin.
Kendine koyduğun koşulları fark etmek
“Önce bunu bitireyim, sonra dinlenirim.” “Başarabilirsem kendimle gurur duyabilirim.” Bu cümleler bazen kendine gösterdiğin anlayışı sürekli ertelemene yol açabilir. Bir hedefe ulaşsan bile sıradaki hedef belirir; kendine yakınlık göstereceğin an bir türlü gelmeyebilir.
Bir yakınına ne söylerdin?
Sevdiğin biri sana “Çok uğraştım ama istediğim gibi olmadı.” deseydi, belki önce nasıl hissettiğini sorardın. Ona sarılmak ya da yanında durmak için bir sonuç göstermesini beklemezdin. Kendinle konuşurken kullandığın dili de bu gözle fark etmeyi deneyebilirsin. Sert davrandığını fark ettiğinde bunun için de kendini suçlaman gerekmiyor.
Zorlandığında da anlayışa yer var
Şefkat; yalnızca iyi olduğun günlerin, başarılı olduğun anların ya da her şeyi yetiştirdiğin zamanların ödülü olmak zorunda değil. Yorulduğunda, hayal kırıklığı yaşadığında veya eksik hissettiğinde de insanca bir yakınlığa ihtiyaç duyabilirsin. Kendine şefkat göstermek, yaşadığın güçlüğü kabul edip o anda neye ihtiyacın olduğunu önemsemeyi içerebilir.
Küçük bir cümleyle başlayabilirsin
Bugün kendine söylediğin sert bir cümleyi düşün. Aynı durumda sevdiğin birine ne söyleyeceğini sor ve o anlayışın bir kısmını kendine yöneltmeyi dene. “İstediğim gibi olmadı ve buna üzülüyorum. Şu an kendime biraz anlayış gösterebilirim.” Bu sözler sana uzak geliyorsa kendi kelimelerini kullanabilirsin. Hemen farklı hissetmek zorunda değilsin.
Bu metin genel düşünme ve bilgilendirme amacı taşır; kişisel değerlendirme veya terapi yerine geçmez.








